wordpress counter

Kondroitin Sülfat Nedir?

Kondroitin Sülfat Nedir? Kondroitin takviyeleri, köpek balığı veya inek kıkırdağından yapılan doğal bir maddedir. Ancak günümüzde, bir çok üretici, yapı ve etki olarak büyük ölçüde aynı olan sentetik formunu üretmektedirler.

Gerçekte, vücudumuzda doğal olarak mevcuttur. Yeni kemikler, kıkırdak ve tendon üretmek ve hasar görmüş olanları tamir etmede kullanılan bir protein cinsidir. Protein molekülünün bir parçası olan proteoglikan, kıkırdakları esnek yapar. Kondroitin’in ise, ağrı vermeyen bir hareketle kıkırdağın içine sıvı çekerek onların süngerimsi ve esnek olmalarını sağladığı düşünülüyor.

Kondroitin Sülfat ve Eklemler

Kondroitin sülfat, kıkırdağa esneklik sağlayan içerikleri vermeye yardımcı olan ve eklemdeki kemiklerin sürtüşmesi sonucu oluşan ağrılı şişkinlikleri iyileştiren anti-enflamatuar etkiye sahip, protein molekülünün parçalarından biridir. Kondroitin üzerine yapılan bir çok çalışma, onun, etkili bir biçimde eklemlerdeki şişlik ve sertliği giderdiğini; osteoartrit tedavisinde yararlı olabileceğini göstermiştir.

Kodroitin takviyeleri son yirmi yıldır geniş anlamda piyasadadır. Genellikle glukosamin ve kondroitin sülfat olarak pazarlanmaktadır. Glukosamin, kıkırdağın oluşumu ve onarımında önemli bir role sahip bir amino şeker formudur. Genellikle, istakoz, yengeç ya da karides kabuklarından elde edilir ya da laboratuarlarda sentezlenir. Glukosamin kondroitin, sinovinal sıvının bir bileşeni olan hiyalüronik asit üretimine yardımcıdır. Bu sıvı, eklemlerin kaygan olmasını sağlar.

Geçmiş çalışmalar, glukosamin kondroitin tabletleri kullanan kişilerin hafif – orta şiddetindeki artrit ya da osteoartrit ağrılarından ciddi anlamda kurtulduklarını ortaya koymuştur. Etkilerinin, doktorlar tarafından yazılan ibuprofen ve aspirin gibi non-steroid anti-enflamatuar ilaçlarla benzer olduğu belirtiliyor. Bu yüzden, artrit tedavisinde kondroitin glukosamin takviyeleri alternatif bir terapi olarak görünmektedir. Diz ve kalça artritinden yakınanlar için fonksiyon durumlarını geliştirdiği, eklem sertliği ve şişliği azalttığı da belirtilmektedir. İlginç bir şekilde raporlar, osteoartrit semptomlarındaki iyileşmenin, tedavi durdurulduktan sonraki 3 ay devam ettiğini göstermiştir.

Kanda, ve romatizmal hastalıklar yaşayan kimselerin sinovial sıvılarında yüksek konsantrasyonlarda lökosit elastaz bulunur. Kondroitin sülfat, sinoviyal hücreler tarafından yüksek polimerize hyalüronik asit üretimini canlandırır. Sonrasında akışkanlık düzelir ve sinovial sıvı düzeyleri normale döner. İnsan sinovial sıvısındaki kondroitin sülfat izomer oranları kalça osteoartrit hastalarında hastalık şiddeti için bir belirteç olarak hizmet verebilir.

Glukosamin,  Kondroitin Sülfat ve İkisinin Kullanılma Zamanı

Bazı çalışmalar, osteoartrit tedavisinde, kondroitin sülfatı bağlantılı kullanmanın, glukosaminden daha etkili olduğunu göstermiştir. “Bioscience, Biotechnology and Biochemistry” bülteni, eklemlerin sinovial astarları üzerinde, glukosamin ve kondroitin’in yararlı etkilerinin mevcut olduğunu rapor etmiştir. 1998’de “Osteoarthritis and Cartilage” de yayınlanan bir çalışma, sadece kondroitin sülfat kullanımın, diz osteoartrit semptomlarını azalttığını göstermiştir.

Dozaj

Maalesef, kondroitin için belirli bir doğal kaynak bulunmadığından, sadece belirli takviyeler yoluyla alınabilmektedir. Her zaman kondroitin takviyeleri için doktorunuza  danışmanız gerekiyorsa da, belirli bir dozaj tavsiyesi söz konusudur. Günlük iki-üç defada alınan, 1200-1500 mg dozların etkili olduğu belirtiliyor.

Yan Etkileri

Kondroitin takviyeleri, en azından kısa bir süre için, tavsiye edilen dozlarda alındığı sürece, nispeten güvenlidir ve yan etki taşımazlar. Ancak, nadiren de olsa, hafif mide bozulması  ve yumuşak dışkı vakalarına rastlanmıştır. Diyabetik ya da hemofili gibi kan pıhtılaşması bozukluğu yaşıyorsanız, kondroitin kullanmamalısınız.

Kondroitin takviyeleri genellikle glukosamin içerdiğinden, diyabet hastalarının kullanırken çok dikkatli olmaları gerekir. Eğer onlardan biri iseniz ve kondroitin kullanma kararı aldıysanız, şeker düzeylerinizi sıklıkla ölçtürmeniz gerekir. Deniz ürünlerine alerjiniz varsa, kan inceltici ilaçlar alıyorsanız ya da hamile iseniz doktor gözetimi olmadan kullanmayın.

"Yukarıda yer alan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır."
copyright www.beslenmedestegi.com



Paylaş

*

css.php