wordpress counter

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi. Hafif ve orta şiddetteki anksiyete durumlarında kullanılabilecek bitkiler nelerdir?

Valerian ( Valeriana officinalis )

Doğal bir sakinleştirici olarak Valerian (kediotu)  anksiyete, gerginlik, uykusuzluk gibi sorunlara karşı kullanılmaktadır. Araştırmalar kedi otunun genel sinir sistemindeki etkisiyle uykuya yardımcı olduğunu, uykuya dalma süresini kısalttığını ve uyku kalitesini artırdığını göstermektedir. Sinirlerin yatıştırılmasına ve spazmın giderilmesinde de kullanılmaktadır.

2003 yılında araştırmacılar Valerian’ın  sakinleştirici ve uyku arttırıcı etkisinden sorumlu  6-methylapigenin ve hesperidin’i izole ettiklerini açıkladılar. Bunun dışında kediotu valepotriates, glikozitler, alkaloit, kolin, uçucu yağ, tanen ve reçine içerir. Bitkinin köklerine özel kokuyu veren madde uçucu yağda bulunan valerianik asittir.

Kediotunun, sarı kantaron veya çarkıfelek bitkisiyle beraber bir nörotransmitter olan ve anksiyete üzerinde sakinleştirici etkisi bulunan GABA seviyesini arttırdığı belirtiliyor.

0.3 – 0.8% valerenic veya valerik asit içeren içeren standardize preparatlar kullanılmaktadır.

Gün içerisinde anksiyete karşı 150-300 miligram, uykusuzluk içinse yatmadan 1 saat önce 300-500 miligram kullanımı önerilmektedir. 4-6 hafta sonra kullanıma ara verilmelidir.

Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E komisyonu Hint ve Meksika kaynaklı kediotunu değil Avrupa kökenli kediotunun kullanımını onaylamıştır.

Yan Etkileri Var mı?

Yüksek dozları bazen baş ağrısı, kas spazmı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi ve uykusuzluğa yol açabilir.

Kediotu benzodiazepinler, barbitüratlar, antidepresanlar ve antihistaminikler gibi sakinleştirici bir etkiye sahip diğer ilaçlarla birlikte alınmamalıdır.

Kediotu yüksek dozda ya da uzun bir süre için kullanılmamalıdır. Bazı araştırmalara göre, uzun süreli kullanımı, karaciğer hasarı ve santral sinir sistemi bozukluğu neden olabilir.

Kava Kava (Piper methysticum)

Kava Güney Pasifik adalarına özgü bir biber türüdür. Gerginlik, sinirlilik, endişe ve stresin yol açtığı kalp çarpıntısını yatıştırmaya yardımcı olabilir. Kavalactones veya kavapyrones Kava bitkisinin farmakolojik etkilerini sağlayan maddelerdir. Kavapyrones adlı bileşen serotonin üretimini uyararak kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Beyindeki GABA reseptörleri üzerindeki etkisi nedeniyle ağrı kesici ve kas gevşetici olarak etkili olabilir.

Cochrane Database of Systematic Reviews’de 2003 yılında yayınlanan yazıda 11 klinik çalışmadan elde edilen verilerin bir analizi yapılmış ve kava bitkisinin anksiyete tedavisinde yararlı olduğu belirtilmiştir.

Uyku kalitesini artırıcı ve uykuya dalma süresini kısaltabileceğine dair bazı ön kanıtlar vardır.

30 – 70 % kavalactones içeren standardize preparatlar kullanılır. Kapsül, tablet, çay, tentür formları mevcuttur. Birçok klinik çalışmada Alman kava ekstresi WS 1490 kullanılmıştır.

Yan Etkileri Var mı?

Kava bitkisinin karaciğer toksisitesine ve  ciddi karaciğer hasarına yol açabileceği uyarısı yapılmaktadır. Bu sebeple bazı Avrupa ülkelerinde yasaklanmıştır. Amerika’da serbest olmasına karşın Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), 2002 yılında kava bitkisinin potansiyel riskleri konusunda tüketicileri uyarmıştır.

Sadece doktor gözetiminde alınmalıdır.

Tedaviden önce ve bir haftalık kullanımdan sonra karaciğer enzimleri (GTP ve gama-GT) ölçülmelidir.

Günlük doz olarak 120 mg kavopironlar aşılmamalıdır.

Karaciğer hasarı olanlar kullanmamalıdır.

Hamile veya emziren kadınlar almamalıdır.

Alkol ile beraber alınmamalıdır.

Bazı ilaçlarla etkileşime girebileceği için ilaç tedavisi gören kişiler kullanmamalıdır.

St. John’s Wort (Hypericum perforatum)

Klinik etkinlik yönünden en çok araştırılan bitkilerden biri olan St. John’s Wort (sarı kantaron) hafif ve orta dereceli depresyonlar için kullanılmaktadır.

St. John’s Wort ilgili yapılan çalışmalar bu bitkinin depresyon, uykusuzluk, endişe, karamsar ruh hali, değersizlik hissi gibi semptomlarda faydalı olduğunu göstermiştir.

Klinik araştırmalarda günlük 900 mg St. John’s Wort alımının diğer antidepresan ilaçlar kadar etkili olduğu ve bu ilaçların gösterdiği yan etkilere sebep olmadığı tespit edilmiştir.

Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E komisyonu St. John’s Wort’un depresyon ve ankisiyete için kullanımına onay vermiştir.

300 mg’lık ve % 0.3 hiperisin içeren standardize kapsüller günde 3 kez alınır. Etkisini 4-6 hafta sonra göstermeye başlar.

Yan Etkileri Var mı?

St. John’s Wort birçok ilaçla etkileşime girdiği için herhangi bir rahatsızlık için ilaç tedavisi altında olanlar  kullanmamalıdır.

Hamile ve emziren kadınlar doktor onayı olmadan kullanmamalıdır.

copyright www.beslenmedestegi.com



Yorum Yap

*

Tüm hakları yasal koruma altındadır. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu gereğince; siteye ait içeriğin hak sahibi ya da sahiplerinin yazılı izni alınmaksızın kopyalanması, yayınlanması ve dağıtılması yasaktır. Hak ihlaline sebebiyet verenler yasanın öngördüğü tüm sorumluluğu kabul etmiş sayılır. Sitede yer alan bilgiler doktorun tıbbi tedavisinin yerine geçmez. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Herhangi bir ilaç ya da tedavi yöntemine başvurmadan önce, mutlaka doktora danışılmalıdır.