Baş Ağrısına Ne İyi Gelir?

Baş Ağrısı Nasıl Geçer? Baş Ağrısına Ne İyi Gelir? Toplumda en çok görülen şikayetlerden biri olan baş ağrılarının 14 ana ve yüzlerce alt grubu vardır. Migren, gerilim tipi ve küme baş ağrıları gibi başka bir hastalıkla ilişkisi olmayan ağrılar primer baş ağrıları olarak tanımlanır. Tüm baş ağrılarının %90′ını migren ve gerilim tipi baş ağrıları oluşturur.

Baş Ağrısına Ne İyi Gelir?

NöralTerapi

Migren, baş ağrısı, sırt ağrısı, boyun ağrısı, omuz ağrısı, bel ağrıları gibi durumlarda etkili olan bir yöntemdir.

Sinir sistemi üzerine etki etme ve uyarma esasına dayanan ve vücudun sorunlu olan noktalarının dengelenerek tedavi edilmesi olan nöralterapi, iki Alman doktor tarafından geliştirilmiştir. Ferdinand ve Walter Huneke adındaki kardeş 2 Alman doktor rastlantı sonucunda procain’in lokal anestezik etkisi dışındaki iyileştirici gücünü saptamışlardır.

Nöra terapiye göre her hastalığın temelinde sinir sistemindeki enerji düşmesi yatmaktadır. Rahatsızlıklara hastanın zorlanan sinir sistemindeki düzensizlik neden olur. Yani önce sinir sisteminde hasar oluşur, sonra hastalık meydana gelir. Bu düzensizlikler, farklı seanslarda tekrarlanan enjeksiyon tedavisiyle, dengelenir.

Nöralterapi çoğunluğu cilde olmak üzere iğnelerle yapılan bir uygulamadır. İğneler procain ya da lidokain adı verilen lokal anestezikler içerir. Procain veya lidokain uygulandıkları bölgede enerjiyi yükselterek etki gösterirler Özellikle ısırgan otu ve acıbademden elde edilen procain’in enerji yükseltici ve sinir sistemindeki sorunları düzenleyici etkisi vardır.

Nöralterapi sadece uygulandığı alanda değil, sinir sistemi vasıtasıyla birkaç saniye içerisinde tüm vücutta iyileşmeyi başlatır. Bölgesel etkisinin dışında, sinirsel, hormonal, hücresel, pisişik bir düzenleme sistemiyle etki yapar.

Ortalama seans sayısı 6-12 arasında değişir. Seanslar 20 dakika kadar sürer. Vücudun gereksinimine göre yüzeysel enjeksiyon, derin enjeksiyon ve bozucu alan tedavisi gibi farklı uygulamalar mevcuttur.

Akupunktur Tedavisi

Akupunktur iğneleri vücudun acı dindiren mekanizmalarını harekete geçirerek başağrısını giderebilir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan derginin 1979 Aralık sayısı, akupunktur özel sayısı olarak çıkmış ve birçok araştırma sonucunda saptanmış, aralarında baş ağrılarının da olduğu, akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların listesini yayımlamıştır.

Akupunktur tedavisi, iğne ve laser ile vücut üzerinde tanımlanmış akupunktur noktalarını uyararak yapılır. Bu uygulama sonucu, beyinde yer alan limbik sistem düzenlenip, otonom sinir sisteminin simpatetik ve parasimpatetik bölümleri arasındaki denge kurularak organizmanın düzelmesi amaçlanır.

Akupunktur iğnesiyle ilgili noktalardaki reseptörler uyarılır. Ağrı algılaması omurilik boyunca beyin sapında ve beyinde de engellenmeye çalışılır. Bu etkinin oluşması için serotonin, beta endorfin, noradrenalin gibi maddeler salgılanır.

Vücuda uygulanan klasik akupunktur tedavisi dışında kulak akupunkturu, scal akupunkturu ve el akupunkturu gibi türleri vardır.

Kulak akupunkturunda, kulak kepçesi, anne karnında yatan cenine benzetilir. Vücuttaki tüm organları gösteren belirli noktalara iğne batırılarak tedavi yapılır.

Kulak bir mikro sistem olarak vücuda ait tüm yapıları temsil eder. Kulak derisinin hissini beyine taşıyan sinirler, birçok iç organa aynı seviyelerden beyne gider. Bu da iç organlarla ilgili bilgiyi beyine, kulağa iğne batırarak gönderme imkânı sağlar.

Seans süreleri 20 dakikadan 45 dakikaya kadar sürebilir. Toplam seans sayısı da hastalığa ve hastaya göre değişebilse , genelde 15-20 seans sürer.

Migren Tipi Ağrılara İyi Gelen Bitkiler ve Doğal Ürünler

• Magnezyum kasların gevşemesinde rol oynar ve beyindeki atardamarların çevresindeki adeleden kılıf için önemlidir. Magnezyum, migrenli hastalarda nöronal uyarılabilirliğin baskılayıcısı olarak  işlev görür. Özellikle auralı migrenin, ağrılı dönemlerinde magnezyum eksikliği olduğu araştırmalarda tespit edilmiştir. Yapılan bir çalışmada migren profilaksisi için günlük 600 mg magnezyum alımı atak sıklığını ve ilaç kullanımını belirgin bir şekilde azaltmıştır.

• Çeşitli çalışmalar B2 vitamininin (Riboflavin) migrenli hastalarda, baş ağrısı sıklığını ve süresini azaltabildiğini göstermektedir. Klinik bir çalışmada günlük 400 mg B2 vitamini alımı migren ataklarının sayısını yarı yarıya düşürmüştür. Nörolojist Dr. Richard Lipton günde iki kez 200 mg riboflavin alımının migrenli hastalarda olumlu etki göstereceğini belirtmektedir.

• Koenzim Q10 migreni önleyici etki gösterebilir. Zürih’te 42 migren hastasıyla yapılan bir çalışmada 3 ay boyunca koenzimq10 alımı başağrılarında azalmaya neden olmuştur. Önerilen doz günde üç defada alınmak üzere toplam 300 mg.

• Feverfew migren ağrısı için proflaktik amaçla kullanılır ve geleneksel ilaçlara alternatif olarak 1980′li yıllarda özellikle İngiltere’de oldukça popüler olan bir bitkidir. İçeriğindeki parthenoloid adlı madde antimigren etkilidir.

• Petasites Hybridus bitkisinin kök ekstresi olan butterbur migren ataklarının sıklığını ve süresini azaltma amacıyla kullanılmaktadır. En az %15 petasin ve isopetasine içeren 50 – 75 mg standardize ekstre günde 2 defa alınır. Butterbur bitkisi Almanya’da Petadolex markasıyla satılmaktadır. Klinik bir çalışmada 60 migren hastasına 12 hafta süresince 100 mg petadolex verilmiş ve süre sonunda atak sıklığında %60 oranında azalma tespit edilmiştir. Bitki karaciğer için sakıncalı olan Pyrrolizidin alkaloidleri  içerdiğinden, bu maddelerin çıkarıldığı preparatlar tercih edilmelidir.


Comments

  1. Güngör Karagözlü says

    Migrende nane yağı alıp şakaklarınızı ve alnınızı ovun ve bir kupaya kaynar su koyup üzerine bir çay kaşığı nane yağı ekleyip koklayın ama burnunuza değirmeyin yakar ağrınız geçecektir. Etki mekanizmasını bilmiyorum ama kullananlar ağrılarının hemen geçtiğini söylüyorlar denemenin zararı olmaz sağlıklı günler Güngör Karagözlü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir