wordpress counter

Göz Tansiyonu Nedir Belirtileri Nelerdir?

Göz Tansiyonu Tedavisi ve Göz Tansiyonu Nedir? Glokom, göziçi sıvısının iyi boşalmaması sebebiyle meydana gelen basıncın göz sinirine zarar vermesiyle oluşur. Göziçi sıvısı her iki saatte bir yenilenir. Bu sıvının göz içi dolaşımı ya da gözü terk ettiği kanallar sisteminde bozuklukluğun olması glokoma yol açar. Göz tansiyonu birçok kişi tarafından ilerleyen dönemlerde ve belirgin görme kaybı meydana geldiğinde anlaşılabilir.

Göz içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verebilecek kadar yüksektir.

Glokom riskini artıran sebepler;

• 45 yaş üzeri

• Ailede glokom olması

• Yüksek kan basıncı

• Kortizon ilaçları

• Diyabet

• Miyopi

• Göz yaralanmaları

Göz Tansiyonunun Belirtileri

Glokom, genellikle belirti vermez. Yalnızca az sayıdaki bazı kişilerde ağrı, kusma ve görme azalması gibi belirtilerle acil bir durum olarak kendini gösterebilir.

En çok görülen glokom tipi açık açılı glokomdur. Bu glokom tipinde kanalların ağzı açık olmasına rağmen  içlerinde sıvının gözü terk etmesini zorlaştıran tıkanıklıklar vardır. Gerekli hızda gözü terk edemeyen sıvı, göz küresi içindeki basıncı artırır. Bu yüksek basınç göz küresinin en zayıf bölümünü teşkil eden ve gözü beyin dokusuna bağlayan kablo olarak nitelenebilecek görme sinirinde zedelenmeye yol açar. Sinir hücreleri tahrip olduğunda kendisini yenileyemez. Görme sinirindeki hücrelerin ölümü de zamanla  kalıcı görme kaybına neden olur.

Görme kaybı yavaş bir şekilde gelişir. Çoğunlukla tek gözde başlar, daha sonra diğer gözde de oluşur.

Göz içi oluşumların beslenmesi için göz içerisinde devamlı olarak bir sıvı yapılır ve bu göz içi sıvısı yine devamlı olarak bazı kanallarla göz dışına atılır. Göziçi sıvısını dışarı boşaltan kanallarda tıkanıklık meydana gelmesi sebebiyle sıvı yeterli olarak boşalamazsa göz içi basıncı artar. Artan göziçi basıncı göz sinirlerine hasar verir ve sinir ölümüne yol açar. Bu da kalıcı görme kaybına sebebiyet verir.

Teşhis konulduktan sonra glokom tamamen tedavi edilemez. Ancak yapılacak tedaviyle görme kaybının ilerlemesi engellenebilir.

Görme kaybı meydana geldikten sonra geri dönüş mümkün olmadığı için erken teşhis büyük önem taşır. Bu yüzden düzenli göz muayenesi yaptırmak erken teşhise imkan sağlar. Muayenede tespiti yapılan anormal gözici basıncı glokom’un ilk bulgusu olabilir.

Glokom Teşhisi Nasıl Yapılır?

Göz muayeneleri

Göz tansiyonu ölçümleri

Kornea kalınlığı ölçümü

HRT, OCT görüntüleme yöntemleri

Görme alanı incelemeleri

Göz Tansiyonu Tedavisi

• Glokomun tedavisinde göziçi basıncını düşüren ilaçların dışında, cerrahi ve lazer tedavileri de uygulanabilir. Kullanılan ilaçlar çoğunlukla göz damlası biçimindedir.

• Glokomun ilerleyici bir rahatsızlık olması nedeniyle göziçi basıncını kontrol altında tutmak ve görme alanının aynı şekilde korunması amacıyla doktorunuz bu damlaları değiştirebilir ya da farklı damlaları tedaviye ekleyebilir. Kullanılan damlalar yan etkiye neden oluyorsa bu nedenle de damlalar değiştirilebilir.

• Açık açılı glokomda göz içi basıncının azaltılarak sinir lifleri tahribatının engellenmesi amaçlanır. Hasar durdurulabildiği müddetçe tedaviye devam edilir. Tedavi edilmesine rağmen tahribat artıyorsa cerrahi müdahaleye başvurulur. Lazer yöntemi de bir diğer tedavi seçeneğidir.

• Göz tansiyonu çok yüksek olan ve görme sinirinde belirgin hasar olan kişilerde ilk tercih çoğunlukla ameliyattır.

• Erken dönem glokomda ve genç kişilerde ise damla tedavisi uygulanır.

• Dar açılı glokomda ise Lazer tedavisi ilk seçenektir.

copyright www.beslenmedestegi.com



Yorum Yap

*

Tüm hakları yasal koruma altındadır. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu gereğince; siteye ait içeriğin hak sahibi ya da sahiplerinin yazılı izni alınmaksızın kopyalanması, yayınlanması ve dağıtılması yasaktır. Hak ihlaline sebebiyet verenler yasanın öngördüğü tüm sorumluluğu kabul etmiş sayılır. Sitede yer alan bilgiler doktorun tıbbi tedavisinin yerine geçmez. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Herhangi bir ilaç ya da tedavi yöntemine başvurmadan önce, mutlaka doktora danışılmalıdır.