wordpress counter

İnflamasyon Nedir İltihap Kurutucu Bitkiler Nelerdir?

Kanda İltihap ve İnflamasyon Nedir? İltihap Kurutucu Bitkiler ve Vitaminler Nelerdir? İnflamasyon; beyaz kan hücreleri ve kimyasalların, vücudu; bakteri, virüs gibi enfeksiyon ve yabancı maddelerden koruma sürecidir. Ancak bazı hastalıklarda, vücudun savunma sistemi savaşacak yabancı bir madde yokken de uygunsuzca enflamatuar bir karşılığı tetikleyebilir. Bu hastalıklar otoimmün hastalıklar olarak anılır, vücudun normal koruyucu bağışıklık sistemi, kendi dokularına zarar verir. İnflamasyon baş gösterdiğinde, vücudun beyaz kan hücrelerinden kimyasallar kana karışarak ya da dokuları etkileyerek yabancı maddeleri atma çabasına girerler. Bu kimyasalların salınımı o bölgeye doğru kan akışını çoğaltır, bölgede kızarıklık ve ısı oluşur. Kimyasalların bazıları dokulara sıvı sızıntısı yaratarak şişler oluşturur. Enflamatuar süreç sinirleri canlandırdığından, ağrı meydana gelir.

Akut ve Kronik İnflamasyon Nedir?

İnflamasyonun akut ve kronik olmak üzere iki türü vardır. Akut inflamasyon, kısa sürelidir, birkaç dakika ya da birkaç gün sürebilir. Bu tür, yabancı maddelerin vücuda girmesi ya da fiziksel hasar yüzünden olur. Viral enfeksiyon da akut enflamasyonu başlatabilir. Diğer yandan; kronik inflamasyon uzun sürelidir. Haftalar, aylar, hatta yıllar sürebilir. Akut inflamasyon, kronik inflamasyona dönüşmüştür, veya otoimmün bir hastalığın sonucu kronik enflamasyon ouşmuştur.

Enflamasyon Bağlantılı Hastalıklar

Romatoid artrit, omuz tendon iltihabı, romatizmal polimiyalji, gut artriti; enflamasyonla bağlantılı bazı artrit tipleridir. Enflamatuar hastalıklar listesi öncelikle 20-60 yaş arası kadınları kapsayan bir hastalık olan romatoid artriti  de içerir. Genellikle 35 yaş civarında, tipik ostrojen dominant semptomlarla başlar: genel ağrı ve tutukluk, özellikle sabahları eklemlerde ağrı, yorgunluk ve uyuma güçlüğü.

İnflamasyon Nedenleri

Pro-enflamatuar hormonlar (sitokinler, prostaglandinler), beyaz kan hücrelerine antijenleri, zarar görmüş dokuları ve iltihaplı bölgeyi izole etmeleri ve temizlemeleri için işaret verdiğinde, inflamasyon körüklenir. Ancak bazen enflamatuar yanıt; tehlike geçtiği halde durmaz. Bu da kronik enflamasyona neden olur.

Stres, sigara, yüksek kan şekeri, bakteri, virüs ve parazitler kronik enflamasyona katkıda bulunan faktörlerdir. Bazı kişilerin kronik enflamasyona karşı kalıtsal eğilimleri de vardır. Fiziksel ve psikolojik stres, enflamasyonu körükler; çünkü stres deneyimlediğinizde vücudunuzun salgıladığı hormonlar bağışıklık sisteminize zarar verir ve enflamasyon da vücudun bu zarara verdiği yanıttır.

Yumurta, sakatat, sığır eti, ve süt ürünleri gibi araşidonik asit içeren besinler enflamasyonu azdırır. Kilolu olmak da enflamasyonu teşvik eder. Yağ hücreleri sitokinler ve histaminler gibi enflamatuar faktörlerin salgılanmasına sebep olduklarından enflamatuar yanıta zemin hazırlarlar.

Vücutta İltihap Belirtileri

İnflamasyon belirtileri, bölgede kızarıklık, eklemlerde şiş, sıcaklık duygusu, ağrı ve tutukluktur. Yorgunluk, ateş, başağrısı, iştahsızlık da semptomlar arasında yer alır. Kronik inflamasyon , hareketsizlik, eklem hareket yitimi ile sonuçlanabilir. Enflamasyon işaretleri, kan testiyle belli olmaktadır.

ESR (Eritrosit Sedimentasyon) Testi

1897’de keşfedilen ESR, 1920’lerde geniş çevrelerde uygulanmaya başlamıştır. İlk başlarda, doktorlar artrit ve enfeksiyonu bulmak için kullanıyorlardı, ama her türlü enflamasyon teşhisinde geçerlidir. Eritrosit Sedimentasyon Testi, dik tutulmuş test tüpünün tabanına düşen kırmızı kan hücrelerinin hızını hesaplar. Bu ölçü önemlidir çünkü enflamasyon ya da enfeksiyon yüzünden kanda anormal proteinler var olmaya başlamıştır, bu proteinler, kırmızı kan hücrelerinin kümeleşmelerine ve dolayısıyla daha çabuk batmalarına neden olurlar.

CRP (C-reaktif protein) Testi

CRP kanda bulunan bir proteindir. CRP, ya da C-reaktif protein testi kandaki iltihap seviyesini tespit eder.  Bu test, akut enflamasyon ya da enfeksiyonda ortaya çıkan ve karaciğerde üretilen özel bir protein tipinin, kan serumundaki konsantrasyonunu ölçer. C-reaktif protein testi ; Paul Ridker MD, Brigham ve Women’s Hospital’ın; enflamasyon bağlantılı C-reaktif proteinini ölçme, “kolestrol düşük olsa bile, kardiyovasküler hastalığının yüksek riskini öngörmek” olduğunu keşfettiklerinde gündeme gelmiştir ve Keşifleri oldukça ilgi çekmiştir.

CRP adı verilen proteinin kanda 2.5’un üzerinde olması vücutta yüksek derece iltihabi bir sürecin olduğu anlamına gelir. C-reaktif protein düzeyini etkileyen faktörler;

• Bazı enfeksiyonlar

• Bazı artrit türleri

• Apseler

• Doku hasarı ve yanıklar

• Kas ve bağ dokusu hastalıkları

• Kalp hastalığı

• Kanserler

• Doğum kontrol hapları, statinler, non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar, asetaminofen.

ESR ve CRP, spesifik olmayan testlerdir. Temelde, yükselmiş düzey demek, bir sorun olduğu anlamını taşır, ancak sebebini açıklığa kavuşturmak için daha fazla testlere gereksinim vardır.

İltihap Kurutucu Bitkiler ve Vitaminler

• Kurkumin

Zerdeçalın etken maddesi olan kurkuminin en önemli yönü, siklooksijenaz-2 (COX-2), lipooksijenaz (LOX) gibi enflamasyonun arabulucularını belirgin şekilde baskılama yeteneğidir. Bu mekanizmanın birleşik etkisi, kurkumini çok etkili bir anti-enflamatuar madde yapar. Bir çok çalışma, inflamasyonu düşürdüğünü ve artrite bağlı ağrı ve şişliği de azalttığına işaret etmiştir. Arthritis and Rheumatology, dergisinde 2006’da yayınlanan bir laboratuar çalışması, zerdeçal ekstresinin, enflamasyonun başlamasını tetikleyen COX-2 ve diğer doğal kimyasalların üretimini durdurduğunu belirtmektedir. Journal of Pharmacological Sciences’da 2009’da yayınlanan bir başka çalışma ise, ağız yoluyla alınan zerdeçalın; romatoid artritin içerdiği matrix metalloproteinase-3 ve matrix metalloproteinase-1 gibi enflamatuar sitokinlerin üretimini baskılayabileceğini göstermiştir.

• Yeşil Çay

Case Western Reserve University araştırmacıları, yeşil çay içeriğindeki polifenol anti-oksidanların, Cox-2 ve TNF-a’yı baskılayan anti-enflamatuar içeriklere sahip olduğunu rapor ettiler. Bu, üzüm çekirdeği ve pycnogenol ekstresi gibi flavonoidlerin çalışma mekanizmasıdır.

• Serrapeptase

Serrapeptase, ipek böceğinin bağırsaklarında doğal olarak bulunan bir proteolitik enzimdir. Asya ve Avrupa’da 25 yıldan fazladır ilaç olarak kullanılan serrapeptase, SerraZyme, Aniflazym ve Danzen isimleri altında patentli olarak satılmaktadır. Serrapeptase’nin enflamasyonu düşürmesinin yanı sıra, en önemli etkilerinden biri, iltihaplı dokulardan sızan aminleri bloke etme yeteneğiyle  ağrıyı azaltmasıdır. Indian Journal of Pharmaceutical Sciences‘da 2008’de yayınlanan bir çalışma, enflamasyonlu laboratuar fareleri üzerinde, serratiopeptidase’ın anti-enflamatuar etkisinin aspirinden çok daha iyi olduğunu göstermiştir.

Serrapeptase, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde enflamatuar ve travmatik şiş tedavisinde standart tedavi olarak kabul edilmiştir. Serrapeptase üzerine German State Hospital in UIm ‘da Esch ve arkadaşları tarafından yürütülen çift kör bir çalışmada, yeni lateral ligament rüptürü olan ve ameliyat edilmiş 66 hasta 3 randomize gruba ayrıldı. Test maddesini alan grup içinde, ameliyattan sonraki üçüncü günde, şişler %50 oranında inmişti, diğer iki kontrol grupta şişlerle ilgili bir değişiklik kaydedilmedi.

• Resveratrol

Üzümün antioksidan etkisini sağlayan resveratrol en çok siyah üzümün kabuğunda bulunur. Resveratrol, prostaglantin üretimi ve siklooksijenaz-2 aktivitesini COX-1 baskılamak suretiyle, inflamasyonu azaltıcı etki gösterir. Resveratrol’ün  iltihap karşıtı etkileri, ilk kez 1997’de, ana faaliyeti COX-1 baskılama aktivitesine dayalı bir hayvan modeli üzerindeki çalışmadan sonra tespit edilmiştir. Daha sonra New York’daki Cornell Tıp Okulu araştırmacıları resveratrol’ün COX-2 üzerindeki durdurucu etkilerini tespit etti. Bu çalışmada, araştırmacılar, insan meme ve oral epitel hücrelerini, COX-2 ekspresyonuna neden olan ve prostaglandin E2 üreten forbol esterlere maruz bıraktılar. Saf resveratol ilavesi, COX-2 mRNA ve protein’in çoğalmasını tersine çevirerek, bunların etkilerini durdurdu. Ayrıca  gen ekspresyonunu değiştirerek, resveratrol’un COX-2 aktivitesini direkt olarak baskıladığını buldular. Resveratrol’un, COX-2 aktivitesini azalttığı, dolayısıyla prostaglandinlerin oluşumunu azalttığı, Biofactors Adlı derginin 2004 yılında yayınlanan sayısında da açıklanmıştır.

Araştırmalar resveratrol’ün eklem iltihabına karşı etkili olabileceğini göstermektedir. Glasgow Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre resveratrol, iltihaplanmaya karşı önemli rol oynayan iki protein üzerinde de etkili olmaktadır. University at Buffalo’dan Prof. Paresh Dandonda tarafından yürütülen çalışma, anti-enflamatuar sitokinlerin artmış ekspresyonları yoluyla, resveratrolun oksidatif stres ve enflamasyonu düşürebileceğini göstermiştir. Clinical Endocrinology and Metabolism adlı derginin Eylül 2010 sayısındaki bir çalışma da, resveratrolun sağlıklı bireyler üzerinde günlük 40 mg.lık dozların, enflamatuarı ve oksidatif stresi azalttığını rapor etmişti. 20 kişi üzerinde yapılan çalışmada; 6 hafta boyunca günde 40 mg resveratrol alımı, kan damarlarındaki iltihaplanmayı arttırıcı etkisi olan birçok maddeyi yok ettiğini göstermiştir.

• C Vitamini

American Journal of Clinical Nutrition’da Mart 2006’da yayınlanan bir çalışma, C vitamininin yüksek kan düzeylerinin, enflamasyonu %45 oranında düşürdüğünü göstermiştir. Annals of Nutrition and Metabolism ‘de 2007’de yayınlanan bir çalışma, C vitamininin antioksidan özellikleri, serbest radikalleri savurarak, bağışıklık sisteminin enflamasyonu ortadan kaldırdığı ya da azalttığını göstermiştir.

• E Vitamini

American Journal of Clinical Nutrition‘ da 2004’de yayınlanan çalışmaya göre, E vitamininin ko-enzim Q10 takviyesi ile birlikte kullanımı kandaki enflamasyon düzeylerini önemli ölçüde düşürmektedir.

• Omega-3

Vücudumuzun EPA’dan ürettiği, ve son zamanlarda tanınmış lipit, resolvinler, omega-3 yağ asidinin, eklemler üzerinde nasıl anti-enflamatuar bir etkisi olduğunu ve kan akışını geliştirdiğini açıklamaya yardımcı olmaktadır. Hayvanlar üzerindeki çalışmaların enflamasyonu düşürdüğünü gösterdiği resolvinler, hücresel enzimlerce EPA’dan üretilir ve üretimi baskılayarak; iltihaplı hücrelerin ve kimyasalların iltihaplı bölgeye göçünü düzenleyerek çalışır. Brigham and Women’s Hospital ın Boston’daki bir çalışması, omega-3’ün, kendilerinden 10.000 kat daha güçlü bileşenlere dönüştüğünü açığa çıkarmıştır. “Bu yeni bileşenler, enflamatuar yanıtını bitirmeye yardımcı olan resolvini de içerir”, diyor, Boston’daki araştırmayı yürüten Charles Serhan, PhD.  2002’de Journal of the American College of Nutrition’ da Dr. Artemis Simopoulos tarafından yapılan bir değerlendirme; romatoid artrit hastalarının, enflamasyondan sorumlu yüksek sitokin düzeylerinin EPA ve DHA’ya karşılık vererek düştüğünü ifade etmiştir. “Pain” adlı derginin Mayıs 2007 sayısında rapor edilen 17 klinik çalışma analiz değerlendirmesi, 3-4 ay boyunca omega-3 takviyesi alımının, iltihaplı eklem hastalığı olan kişilerde, eklem ağrısı ve sertliğini azalttığını ifade etmiştir.

Quercetin

Quercetin, elma kabuğu, soğan, çay ve kırmızı şarapta yüksek oranda bulunan kimyasal bir pigmenttir. Life Extension dergisinde yayınlanan bir yazıya  göre, quercetin nükleer faktör-kappaB’nin; ve onu canlandıran enflamatuar sitokinlerin aktivitesini azaltmaktadır.

Quercetin, enflamasyonun oluşumu için gereken enflamatuar öncesi araşidonik asit metabolitlerini etkisizleştirir. Metabolism adlı dergide 2008’de yayınlanan çalışmada, yüksek yağla beslenen ve quercetin takviyeleri yapılan hayvanlar, enflamasyon işaretlerinde belirgin azalmalar göstermişlerdir. Aynı dergide yayınlanan bir başka çalışmada ise, sağlıklı gönüllülere 4 hafta boyunca quercetin takviyesi verilmiş ve enflamasyon işaretleri yüzde 23 oranında düşüş gösterirken, antioksidan kapasitesinde ise artış tespit edilmiştir.

Boswellia Serrata

Boswellia serrata, en etkili enflamatuar karşıtı bitkilerinden biridir. Tek başına veya diğer bitkilerle kombine halinde romatoid artrit, sırt ağrısı, fibrosit ve osteoartrit tedavilerinde kullanılır. Boswellia’nın etken maddesi olan boswellic asit’in, bitkinin farmakolojik etkisi üzerindeki en önemli katkıyı sağladığı belirtilmektedir.

Deney hayvanları üzerinde Boswellia serrata, steroid olmayan anti-enflamatuar (NSAID) ilaçlardan İbuprofen kadar etkili olmuş ve midede rahatsızlık gibi NSAID’lerin gösterdiği yan etkilerden hiç birine yol açmamıştır.  University Tubingen’de gerçekleştirilen bir çalışmada, boswellic asitin lökotrienleri inhibe ettiği saptanmıştır. Lökotrienlerin, kronik enflamatuar hastalık çeşitlerinin devam etmesine yardımcı olduğuna inanılmaktadır.

Klinik bir çalışmada, 260’dan fazla romatoid artrit sorunu olan hastaya boswellik asit verildi. Plaseboya oranla şişme ve ağrıda önemli azalmalar görüldü, sabah tutukluluğu azalmıştı. Hastalar tedavi süresince NSAID almayı bıraktıklarını belirttiler, ve hastaların genel sağlık durumları gelişme göstermişti. Araştırmaya katılan hastaların %50-60’ında, boswellic asitin romatoid artrit semptomlarını hafifletmekte  etkili olduğu görülmüştür.

Cats Claw

Cats claw bitkisi (Kedi pençesi), Güney Amerika ve Asya’daki yağmur ormanlarında yetişen tropik bir asma çeşididir. Bazı toplumlar, bu bitkiyi “Yağmur Ormanlarının Kutsal Çiçeği” olarak adlandırmışlardır. çok sayıdalaboratuar ve hayvan-temelli çalışmalar, bu bitkinin enflamasyonu azalttığını göstermiştir. Bu da araştırmacıların romatoid artrit gibi hastalıklar üzerinde çalışılmasına neden olmuştur. 1991′de yapılan bir araştırmada bitkinin içinde kendiliğinden meydana gelen glikosid-7 adlı maddenin şimdiye dek tespit edilen en aktif doğal antienflamatuar olduğu belirtilmiştir.


Yorumlar

  1. Besin Takviyeleri dedi ki:

    Emeğinize sağlık. İnsanların faydalanabileceği bir site.

  2. Masum dedi ki:

    Cok tesekkurler anlasilir ve guvenilir bir kaynak olduguna inandik emeginize, ilginize tekrar tesekkur

  3. Nuray Arsoy dedi ki:

    Verdiğiniz bilgiler çok aydınlatıcı ve yardımcı..Hizmetinize çok teşekkür ederim..

  4. haydar dedi ki:

    çok güzel bir yazı olmuş, çok aydınlatıcı, yazana harcadığı zaman ve emek için çok teşekkürler

  5. makbule dedi ki:

    bizleri bilgilendirdiniz için çok teşekkürler .emeğinize elinize sağlık

  6. çiğdem dedi ki:

    kanımda enfeksiyon var crp çok yüksek ve neden ileri geldiği bilinmiyor neden olabilir

  7. .azem horoz dedi ki:

    ben sedef hstasiyim eklem arilarim cok fazla allah rizasi icin bana bir tavsiye de bulun saygilimla

  8. ilhan dedi ki:

    rkadaşlar ankilozan spondilit ağrıları için tavsiyeniz var mı?

  9. şule kınay dedi ki:

    arkadaşlar hepizin zor zamanları vardır ağrılı korku dolu ve çekilmez benim size tavsiyem henüz herhangi bir hastalıktan dolayı henüz komaya girmemişseniz henüz acillik olmamışsanız veyada şikayetleriniz varsa hemen güvenilir bi bitki uzmanı bulun ki bitki uzmanlarının istadikleri para karşılığı genelde kalıcı tedavi sağlar ancak bunlar çokta abartı fiyatlarda olmamalı yada iyi bildiğiniz tedavileriyle ün yapmış yakınınızdaki kişiler olmalı çünkü bitkisel kürlerle veya bilinçli yapılmış bitkilerle olan tedaviler uzun sürede ancak kalıcı tedavi eder ve sentetik ilaçlar gibi yan etkileri zararları yoktur ayrıca bakteri ,ilatahap, parazit,virüs,ve mantarlar yada diğer cilt lezyonları ve hastalıklara sebep olan ajanlar içlerinde 50 yada 100 den fazla antibiyotik , antiseptik , antimikrobiyal,antifungal,antienflamatuar, madde vardır ve mikroplar ve en dirençli bakteriler bütün bunlara bağışıklık kazanamaz ve sonunda çökerler yeterki uzmanına ve allah korkusu olan insanlara ve tabiki yeterince uzmanlaşmış kişilere denk gelelim ki sayıları pekte az değil bunun yanında kendinizde rahatsızlıklarınıza yönelik araştırmalar yapabilir çözüm arayabilirsiniz geçenlerde okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle beni oldukça rahatlatı manevi olarak… Hangi dert ,sıkıntı, hastlaık,tasa ,keder ,son bulmamıştır inanın hepsinin bir deneme süresi bir hayırda gözüken şerri birde şerde gözüken hayrı vardır. sağlıklı mutlu güner

  10. Abidin Çetin dedi ki:

    Sevgili Gençler;
    Yukardaki kimyasal maddeleri içeren bitkilerin unlarından günde 3 tatlı kaşığı olarak 3 ay içerseniz, yağlarıyla akşamları eklemleri oğup sabaha kadar hafifçe tülbentle sararsanız eklem ve bağışıklık hastalıklarınızdan biiznillah kurtulabilirsiniz… Demekki ya okumuyorsunuz veya dikkatli okumuyorsunuz…Tekrar hatırlayalım:
    *ZERDEÇAL,ZENCEFİL,HAVLICAN (KURKUMİN) (Kemik,kas,eklem ağrılarına ve kanser urlarına iyi gelir. Çünkü kendileri ur gibidirler…)
    *YEŞİLÇAY, KARAÜZÜM ÇEKİRDEĞİ, KEÇİBOYNUZU (POLİFENOL, RESVERATROL) Alyuvarları çoğaltır, C vitaminiyle yaşlanmayı geciktirir, B vitaminlerinin özümsenmesiini sağlar, kanserden korur…)
    *İNCİR,ZEYTİN,DUT,BÖĞÜRTLEN YAPRAĞI VE KÖKÜ, İPEKBÖCEĞİ BAĞIRSAĞI ENZİMİ (SERRAPEPTAZ) (Sara ve sinir ağrılarına,kılcal damarların açılmasına, cinsel hormonların salgılanmasına iyi gelir…)
    *SOYA, YULAF, ATKUYRUĞU/KIRKKİLİTOTU, DAVAR-SIĞIR AYAĞI, BALIK KILÇIĞI (E VİTAMİNİ, SİLİSYUM, GLİKOZAMİN-KONDROİTİN) (Kanı zehir ve mikroplardan temizler, silisyum vererek kemik ve kasları güçlendirir…
    *OMEGA3, D3 VİTAMİNİ, SODYUM-POTASYUM BİKARBONAT, GÜMÜŞ SUYU (Damarları açar ve temizler, kan dolaşımını kolaylaştırara beyni çalıştırır, kan suyunu asitlikten kurtarıp alkali yapar, gümüş suyu 650 çeşit mikrobu öldürür…)
    *SOĞAN, SARIMSAK, ELMA KABUKLARI, CEVİZ İÇİ VE KAPÇIĞI (KUERSETİN) (Sinir, damar, kemik ve kasları güçlendirir, cinsel organları kist, tümörlerden kurtarır…)
    *AKGÜNLÜK SAKIZI (BOSWELLLİA SERRATA), MAGNEZYUM HİDROKSİT-SÜLFAT (MAGNESİE CALSİNEE, MAGVİTAL),, BOY/ÇEMEN TOHUMU UNU (Mikropları kırarak eklem ağrılarını giderir, barsakları çalıştırır, böbrek ve safra taşlarını eritir, boy uzatır, kanserden korur…)
    *KEDİPENÇESİ ÇİÇEĞİ (CATS CLAW), SAFRANBOLU SAFRANI (Kanserden korur, ağrıları giderir…)

    Çiğdem Hanım;
    CRP yüksekse iltihaplanma var demektir ve yukardaki bitkilerin unlarını kullanın. Kimyasal ilaçlar çare olabiliyor mu?…

    Azem Bey;
    Önce ENGİNAR YAĞRAĞI, DEVEDİKENİ TOHUMU çayı kulalanarak karaciğeri zehir ve mantarlardan temizleyin. Sonra da yukardaki bitkilerden yararlanın…

    İlhan Bey,
    AS hastalığınız için de yukardaki bitkilerin çayları ve yağları çare olacaktır…

    Allah bana da size de şifalar ihsan buyursun inşalllah…

  11. derin dedi ki:

    abidin bey yüksek crp için ne yapmamızı önerdiniz tam anlaşılmadı kanserli bir hasta için?

  12. oktay dedi ki:

    anlatan izah eden yazan kisilerden allah razi olsun gercekten cok guzel aciklayici anlatici vede egitici sekilde yazilmis verilen emek dokulen goz nuru icin sagolun var olun allah razi olsun tesekkurlerimi sunuyorum

  13. MEHMET dedi ki:

    Saygıdeğer kardeşlerim yazdıklarınızı okudum gayet güzel faydalı açıklamalarınızı gördüm hepinizden Allah c.c razı olsun derim.Kanı temizleyen ve bağışıklık sistemini güçlendiren vücudumuzdaki sadece zararlı tek hücreli bakterileri öldüren gümüşlü suyu sabah öğle akşam yemeklerden yarım saat önce bir yemek kaşığı ağıza alıp bir iki dakika dil altında tutularak emlimi daha iyi yaparak yaklaşık 20 günden sonra faydasını görmeye başlarsınız.Çünkü bunu ben kendim mantar rahatsızlığım için kullandım faydasını gördüm.5 senedir yatalak hasta babamın yaralarını iyileştirdiğini gördüm.74 yaşındaki anneliğimin astım bronşit ve nefes darlığından kurtulup ilaçlarını bıraktığını gördüm.Bu gümüşlü suyu 25 ppm den başlayarak hastalığın hangi safhada ilerlemiş olmasına göre değişik değerlerde üretip değerli din kardeşlerimize gönderebiliriz.Kimyasal antibiyotikler vücudumuzdaki faydalı bakterileride öldürerek bağışıklık sistemimizi de yok ediyor.Sizlerin doğal bitkisel besinler ile birlikte kanımızın içindeki en küçük bakterinin savunma sistemini çökerten en iyi küçük kolloidal özellikli gümüşlü su ile iyileşeceğinizi Allahın izni ile ümit ederim.
    Sizleri samimi sevgi saygı ile selamlarım. Bu konudaki sorularınızı görüşlerinizi bana yazarak yardım isteyebilirsiniz. 00 90 542 242 77 51 skype iyi-birbey Burç Şahinbey Gaziantep Türkiye

Paylaş

*

css.php