Panik Atak İlaçları Nelerdir?

Panik Atak Nasıl Geçer? Panik Atak İlaçları Nelerdir? Panik atak aniden ortaya çıkan ve muhtemelen belli bir sebebi olmadan, zaman zaman tekrarlayan, yoğun sıkıntı ve korku nöbetleridir. Panik atağın belirtileri bir uyarı olmaksızın aniden başlar ve 10 dakika içerisinde en yüksek düzeye çıkar. Yarım saat ya da daha fazla bir süre içinde nefes darlığı, çarpıntı, terleme, sersemlik, boğazda düğümlenme, vücudun zarar görüyor hissi veya  ölmek üzere olduğu hissi yaşanır. Bu ataklar aniden geldiği için hastaları en çok kaygılandıran durum yaşayacakları bir başka ani atak korkusudur.

Bazen panik atak hastaları evlerinden çıkamaz ya da sosyal alanlara giremez hale gelebilir. Bu durum agorafobi olarak adlandırılır.

Kişilik yapısı ve geçmiş deneyimlerin dışında gelecek kaygısı olanlar, yalnız yaşayanlar hastalığa daha yatkındırlar. Çocukluk döneminde yaşanan üzücü olaylar ve terk edilmişlik duygusu panik atağın oluşumunda rol oynar. Sevilen kişinin kaybedilmesi, ayrılık, boşanma, aniden zenginleşme ve fakirleşme gibi durumlar panik atağı tetikleyici etkenler arasındadır. Biyolojik, psikolojik, sosyal denge ve uyumu bozulan kişi panik yaşar.

Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir?

İlaç tedavisi ya da psikoterapi uygulanır. En iyi tedavi bu iki terapinin beraber uygulandığı bir tedavi sürecidir. Panik atakları esnasında alımının fazla yararı olmaz ancak doğru ilaç seçimi, uygun süre ve dozlarda kullanımı atakların tekrarlanmasını önleyici etki sağlar.

Psikoterapi

Psikoterapide hasta panik atağı kendi kendisine durdurmayı öğrenir. Psikiyatrist panik atağı nasıl durduracağıyla ilgili tetkikleri öğretir ve denemeler yapmasını ister ve bunların sonunda hastanın sonuca ulaşması sağlanır.

Panik atağın derecesine göre 6 ila 8 seans arasında tedavisi yapılır. Psikoterapide  hastaya panik atağın işleyişine dair mekanizma anlatılır. Panik atağı durdurmayla ilgili yöntemler öğretilerek hastanın bu teknikleri kullanması sağlanır.

Panik Atak İlaçları

Antidepresanlar ve benzodiyazepinler panik atak tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Benzodiyazepinler 2-4 hafta kullanımdan sonra alışkanlığa yol açtığı için kısa süreli olarak verilir. Antidepresan ilaçlar alışkanlık yapmamakla birlikte kesilme belirtisi yapabilirler. Aniden kesildiğinde huzursuzluk ve endişeye yol açabilirler.

Beyinde iletiyi sağlayan ve  sağlıklı düşünmeyi, duygu durumunu düzenleyen (seratonin gibi) bazı maddeler vardır. Bu maddelerin sinirler arasındaki geçiş yerlerindeki düzeyleri oldukça önem taşır. Stres sebebiyle seratonin seviyesi gerekenden daha düşük bir düzeye iner. Kullanılan ilaçlar sayesinde serotonin düzeyi olması gereken seviyeye çıkarılır.

İlaçlar etkisini birkaç hafta sonra göstermeye başlar. İlacın işe yarayıp yaramayacağını anlamak için en az 1 ay kullanılması gerekir. Hasta uzun süre aynı ilacı kullanmasına rağmen panik atağı geçmiyorsa ilacı değiştirmek veya dozunu ayarlamak gerekir. İlaç yararlı olduğunda hemen değil doktor gözetiminde kademeli bir şekilde azaltılarak bırakılmalıdır.

TMS Tedavisi (Transkranial Manyetik Stimülasyon)

Panik atak ve depresyon gibi hastalıklar beynin bazı bölümlerinin fizyolojik olarak aksamasından kaynaklanır. Özellikle sol prefrontal korteks psikolojik durumu şekillendiren ve düzenleyen merkezdir.

Prefrontal korteksin iyi çalışmaması veya aksaması psikolojik bozukluklara yol açar. Yapılan araştırmalar sol prefrontal korteksin yanında sağ oksipital korteksin de psikolojik durumu  etkilediğini göstermektedir. Ancak ağırlık prefrontal kortekstedir. TMS tedavisiyle  başta sol prefrontal korteks olmak üzere bu iki bölgenin ‘resetlenmesi’, depresyon ve panik atak gibi psikolojik sorunların düzelmesini ve hastalığın temelden çözülmesini sağlar.

---------
Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.


Comments

  1. ismi vermim says

    slmm ii geceler bende panik atak bozuklugu varr araştırmama göre karnımda şişme nefes alamama hissi sanki boğulcakmışım gibi boğazımda düğüm hissi toplumda daralmaa kapalı alan korkusu gibi bir çok neden napmam gerekiyorr

  2. melek says

    ilaçlarımı doktora gitmeden kestim ….1 hafta günde bir defa 2.hafta yarım alarak ilacı kestim…acaba doğru olanı yaptım…..

  3. Barıs says

    Panik atak hastası olan için yazıyorum
    Tek başına kalamama kalabalık ortama katılama araba kolanamama gibi korku hep birşey olacak hissi yasama miyededen sürekli kendini rahtlatmaya çalışmalar
    Bağzında bir takıbdı var gibi olma boğulcak gibi olma karışık düşünceler olma
    Tek çözüm magnesium tamamen bitkisel ve hiç bir yan etkisi yok ve bağmlılık yapmıyor

  4. majesty says

    Bnde panik bozukluk hastasıyım.hemde yıllardır.6yaşımdayken başladı duşunebiliyomusunz?? Tabi en ağırını 1 snedir yaşıyorum.geçen sene bu aylarda daha ağırı olamıycanı idda ettiğim atak geçirdim.psikytrye gttim ve hala seanslarım kontrollerim oluyor. Düzenli bi şekilde terapi ve ilaç tedavisiyle gerçekten duzelior insan (arada ufak Bi el sallayıp burdayım dese de). Ben aklınıza gelebilecek her doktora gittim.yani artık bıktım psikiyatri doktorum dışında gtmeyi artık istemiyorum.çnku yıllardır testler tetkikler iğneler kan sayımları tomografi film özel tetkikler hiç birşey yok… En sonunda değeri 5bin tl olan pet bt diye bi tomografiye girdim. Vucudun her yerini gösteren en ufak bişeyi anında bulan bir tetkik. Ondada bişey çıkmayınca artk eminim ki gerçekten psikolojik bu. Allah a sığınıp ondan yardım istemekten başka çaresi yok,ama tabiki tevekkulle. Çabalıyıcaz ve bu en aza inerek hayatımızdan çıkıp gidicek

  5. Dr.Serdar Hakan Çiftçi says

    Merhabalar
    Ne yazıktır ki ülkemizde tıp fakültelerinde, besin tamamlayıcıları, vücudu ve savunma sistemini destekleme yolları, kısacası tamamlayıcı tıp okutulmadığı için; tüm dünyadaki hekimler bu tür yaklaşımları bilip uygularken; Türkiye deki meslektaşlarım doğal yaklaşımları haklı olarak bilmemektedirler.
    Bu bizim değil, Ülkemizdeki Tıp eğitiminin eksiğidir.

    Ben 1991 GATA mezunuyum, kızım da Bezmi Alem Tıp Fakültesi 3.sınıfta okumakta.
    Ne yazıktır ki, bunca sene sonra bile glukozamin sülfat dışında okutulan bir şey yok halen tıp fakültelerimizde :(

    Bir doktora “ben balık yağı alayım mı, propolis kullanayım mı, çocuğuma polen, arı sütü vereyim mi” diye sorarsanız; “bırak bu saçmalıkları” cevabını alırsınız.

    Hekim olarak bu kadar şiddetli ve olumsuz cevap vermemizin nedeni, Türkiye de besin tamamlayıcıları sektörünün epeyce bir kısmının tıpta şarlatan dediğimiz “hap yap para kap” çı insanların elinde olmasıdır !

    Halbuki 2 tane besin tamamlayıcısı kullanarak, kişi depresyon, anksiyete ya da panik ataktan ve prozac, xanax, citol ya da lustral türü anormal yan etkileri olan antidepresif ilaçlara bağımlı olmaktan kurtulabilir.

    BBC de izlemiştim.
    Amerikalı meşhur bir psikiyatrist, 20 yıldır PROZAC kullandırdığı kronik depresyon yaşayan bayan hastasının “20 yıldır hastanızım, bu süreçte en iyi olduğum zaman ne zamandı” sorusuna, “bana ilk geldiğin zamandı” cevabını vermek zorunda kalmıştır :)

    Peki doğallık %100 iyilik anlamını taşır mı ?
    TAŞIMAZ !

    Yılanın zehiri de doğaldır ama öldürür.
    Kekik suyunu çok az içerseniz iyi yarım bardak içerseniz kötüdür ve karaciğerinizi yok edersiniz, yani miktar önemlidir.
    Bir şeyi akşam ya da sabah, aç ya da tok almak etkiyi değiştirebilir.
    İki iyi şeyi birlikte almak kötü bir sonuca yol açabilir. Yani etkileşim de önemlidir.

    Kısacası iyi olan doğallık değil; kontrollü doğallıktır.

    Bu arada
    Türkiye de Sağlık bakanlığı ilaç ve kimyasalları, Tarım bakanlığı ise besin tamamlayıcılarını denetlemekte olup; kullanacağınız ürün, Sağlık bakanlığı onaylıysa tehlikeli, Tarım bakanlığı onaylı ise tehlikesizdir !
    Türkiye de ise bunun tam tersi bilinir.

    Bir ürün ne kadar çok ülkede satılıyorsa, o kadar çok ülkede denetlenmiş ve güvenilir demektir.

    Besin tamamlayıcıları ile ilgili doğru bilgi almak isteyenler, aşağıdaki linkte bulunan 50 dakikalık sunumumu izledikten sonra, benimle irtibat kurabilirler.

    Sunumu izlemeden aramamanızı rica ediyorum.
    Çünkü soracağınız soruları yanıtlayabilmem ve size gerçekten yardım edebilmem için, sunumda anlatılan en temel bilgilere sahip olmanız gerekmektedir.

    İstanbul da olan arkadaşlar da, ücretsiz olarak Kadıköy deki sunumlarıma katılabilirler.
    Bu yazıyı, bir hekim olarak vicdani görev telakki ettiğim için yazdım.

    Selam ve saygılarımla

    Dr.Serdar Hakan Çiftçi
    0532 346 2699

    youtu.be/8TXZInclK1c

    youtube.com/watch?v=8TXZInclK1c&feature=autoshare

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir