Sepsis Belirtileri ve Nedenleri

Bakteriyemi, herhangi bir hastalık sırasında mikroorganizmaların geçici olarak kanda bulunması, sepsis ise mikroorganızmaların kanda sürekli bulunması ve bazı organ yetmezlikleri ile beraber görülen klinik tabloya verilen addır. Sepsis ilerledikçe, ölümcül sonuç doğurabilecek septik şoka yol açabilir.

Sepsis Nedir?

Sepsis (kan zehirlenmesi), bir mikrobun kanda ya da dokularda çoğalması sonucunda ortaya çıkan vücuttaki hasar halini ifade eder. Sepsis, hayati risk taşıyan  bir enfeksiyondur ve yoğun bakım ünitelerinde ölümlerin en önemli sebebidir. Kana bakteri veya toksin karışmasıyla oluşan sepsis vakalarının sadece %50’isinde enfeksiyon etkenlerini tespit edilebilmektedir.

Neden Olur?

Sepsis vakaların %40’ı akciğer enfeksiyonuyla başlamakla birlikte idrar yolları enfeksiyonu da önemli bir etkendir. Derideki bir yarada mikrop kapma nedeniyle enfeksiyon meydana gelmesi, apsenin patlaması sebebiyle iltihabın kana karışması, boğaz enfeksiyonu ve bağırsak iltihabı nedeniyle de septisemi oluşabilir. Uzmanlara göre diş iltihabı bile sepsise neden olabilir.

Özellikle ağır ameliyatlar sonrasında veya kemoterapide bağışıklık sisteminin zayıflaması halinde belli bir bölgedeki enfeksiyonun tüm vücuda yayılma olasılığı fazladır. Bakteriler kan dolaşımına girdikten sonra art arda organlara bulaşır ve zincirleme bir reaksiyona yol açarlar. Vücut, bakterilerin yayıldığını anladığında granülositler, monositler, makrofajlar ve bağışıklık hücrelerini harekete geçirir. Bağışıklık hücreleri, yoğun miktarda TNF-Alfa ve IL-1 gibi uyarı maddeleri üreterek reaksiyonu kontrolden çıkarırlar. Akyuvarlar, bakterileri öldürmeye yardımcı olan zehirler (lökosit) salgılar. Fakat bu maddeler vücudun her yerindeki damarlara zarar verir, sıvı dokuya akar ve damarlar genişler. Kalp, düşen kan basıncını yükseltmek için daha fazla çalışır. Nabız yükselir, dolaşım sistemi çöker ve septik şok görülür. Organlara  kan ve oksijen gitmediği için böbrekler, bağırsaklar, karaciğer, akciğerler iflas eder ve hasta yaşamını yitirir.

Bazen vücut, enfeksiyona karşı koyabilmesine rağmen, enfeksiyona yol açan bakterinin salgıladığı toksinin kan dolaşımına girmesini önleyemez. Bu durum, kan zehirlenmesinin diğer bir çeşidi olan toksemiye sebep olur. 2 tür toksin mevcuttur. Biri bakteriler tarafından salınan toksin, diğeri ise  bakterinin  akyuvarlar ve antibiyotik tarafından tahrip edilmesi nedeniyle, bakteri hücrelerinin içinde doğal olarak bulunan toksinin kana karışmasıdır. Toksemi durumunda hasta genellikle antibiyotik kullandıktan sonra ilacın iyi gelmediğini belirtir. Ancak bunun asıl nedeni ilaçtan çok, toksinlerin salınmasıdır.

Sepsis Belirtileri

Ateş, üşüme, vücut ağrıları, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve sersemlik hissi gibi belirtilere neden olur.

Hastalığın; sepsis, ciddi sepsis ve septik şok olmak üzere 3 aşaması vardır. İlk aşamada 38,5 derece üstü ya da 35 derece altı ateş, dakikada 90’dan fazla nabız, dakikada 20’den hızlı solunum sayısı görülür. İkinci aşamada bu belirtilerin yanısıra idrar azalması ciltte lekeler, zihinsel işlevlerde ani değişmeler, solunum güçlüğü ve anormal kalp ritmi ortaya çıkar. Son aşama olan septik şokta ise bunlara ek olarak kan basıncında aşırı düşüş meydana gelir. Yaygın enfeksiyon tüm vücuddaki her ince damarların pıhtılaşarak tıkanmasına neden olur. Küçük pıhtılar oksijenin organlara ulaşmasını engelleyerek organ yetmezliğine ve kangrene sebep olabilir. Sepsis’i olan hastaların % 15’inin, ciddi sepsis ya da septik şok’a girenlerin ise % 50’sinin hayati riski bulunur.

Sepsis’i Kolaylaştıran Etkenler;

•İmmun sistemde eksiklik

•Hastanede uzun süre kalan hastalar

•Diabet, siroz, renal yetmezlik gibi altta yatan hastalıklar

•Sonda, kateter, solunum tüpü, eklem protezi gibi invazif cihaz takılı olan kişiler

•Steroid tedavisi, kemoterapi

•Yaşlılık

İstatistiksel veriler sepsis vakalarının, daha çok ameliyatlardan, ağır kazalardan, ağır yaralanmalardan, organ naklinden sonra veya vücudunda kateter bulunanlarda ve yaşlı kişilerde ortaya çıktığını göstermekte.

Sepsis Tanısı Nasıl Konulur?

Kan değerleri hastalığın önemli bir göstergesidir. Örneğin lökositlerin (akyuvarların) sayısında artma olmaktadır. Hemokültür, kanda hastalığa yol açabilecek mikroorganizmaların bulunduğunu göstermek amacıyla hastadan alınan kan örneğinin uygun besiyerine ekilerek mikroorganizmanın üretilmesi işlemidir. Bakteriyemi ve sepsis vakalarında etken mikroorganizmayi tespit etmek için kan kültürü yapılır.

Ateşli ya da titreme döneminde günde en az 3 defa 10 ml kan, özel besiyeri şişelerine alınarak ve acil olarak laboratuara gönderilir. Kateteri olan bir hasta söz konusu ise hemokültürün biri kateterden alınır ve ilgili laboratuvara bildirilir. C-reaktif protein (CRP) ve kalsitonin sepsis tanısında ve tedavinin izlenmesinde önemli göstergelerdir. Prokalsitonin, CRP’ye göre daha çabuk yükselen ve nisbeten inflamasyon gerilerken daha erken azalan bir parametre’dir. Bir tiroid bezi hormonu olan Procalciton, sepsis hastalarının kanında, hastalığın erken evrelerinde tespit edilmektedir. Sağlıklı insanın kanında ise bu hormon bulunmamaktadır.

Nasıl Tedavi Edilir?

Klinik ve mikrobiyolojik verilerin hızlı ve dikkatli incelenmesi sonucunda geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine başlanır. Tedavi süresi klinik yanıt ve patojene bağlıdır. Hasta şokta ise kan dolaşımı düzenlenmesi, sıvı verilmesi ve yapay solunum gibi yoğun bakım programı uygulanır. Tokseminin tedavisi ise daha zordur. Antibiyotiklerle bakteriler öldürülebilir, fakat toksinlerin antitoksinlerle etkisiz hale getirilmesi gerekir. Hastanın nasıl bir reaksiyon göstereceği bilinemeyeceği için çok dikkatle kullanılmaları gerekir.


Join the Discussion!

Please submit your comment with a real name.

Thanks for your feedback!