April 20, 2008

Lizin

Lizin (L-lysine) antikorların üretimi, uygun doku gelişimini desteklemek ve daha iyi odaklanmaya yardımcı olmak dâhil vücudun birçok yaşamsal işlevlerine faydalıdır. 

Lizinin yararlarını tam olarak anlamak için önce lizinin kendisine bakma ihtiyacımız vardır.

lysine nedir? lysine vücudun protein inşa etmek  için ihtiyacı olan temel amino asitler den biridir. RNA bu amino asitleri farklı proteinler üretmek için farklı dizinlerde düzenler. Her amino asidin tüm vücut işlevinin yaşamsal bir kısmı olması bu nedenledir
 
Amino asitlerden söz ederken “temel” sözcüğü vücudun onu üretemediği ve dolayısıyla gıda veya takviye gibi başka kaynaklarda bulunması gerektiği anlamına gelir. Dengeli bir beslenme vücudunuza gereken tüm temel amino asitleri temin edecektir ve sağlıklı bir vücut muhafaza etmeyi istiyorsanız bu temel amino asitler hayati önemdedir.  
 

L-lysin Vücuda Nasıl Yararlı Olur?

Uygun kolajen oluşumu için lizine ihtiyacınız vardır.  Kolajen kemiklerimizi, kıkırdağı, bağ dokularımızı ve tendonlarımızı oluşturan en bol proteindir. Bu amino asit kalsiyum emilimi için de gereklidir. Dolayısıyla, lizinin ana yararlarından birinin iskelet ve cilt sistemimizde gözlemlendiği ve bu aminoasit yararlarının osteoporoz tedavisinde de kullanılabildiği not edilmelidir.

Lizinin yararlarından bir diğeri antikor üretimine katkıda bulunarak bağışıklık sistemine yardımcı olmasıdır.  Hormon ve enzim üretimi de L-lysine desteği gerektirir.

L- lysine bir başka amino asit, l-karnitin için öncüdür. L-karnitin gıdaların enerjiye dönüştürülmesinde gereklidir ve aynı zamanda LDL ve trigliserit düzeylerini düşürücü olarak da bilinir.

Lysin Herpesle Mücadelede Yardımcımıdır?

Lizinle ilgili yapılan araştırma lizin yararlarının soğuk algınlığından rahatsız olan kişilere de yardımcı olduğunu gösterir. Bir çalışmada, plasebo alan bir grup insanla karşılaştırıldığında kişilerin %74 ‘ü lysine takviyesinden yararlandı. Araştırma, arginin herpes virüsünün çoğalmasını arttırabileceğinden, herpes virüsünden şikâyetçi iseniz arginin yönünden zengin gıdaların alımını sınırlamanız gereğini de önerir.

Herpes virüsüne karşı mücadelede  lysine kullanımı arginini vücutta fiilen bloke eder ve herpes virüsünün yayılmasını ve tekrarlamasını önler. Lizinle beraber kullanılan C Vitamini de herpes ortaya çıkmasını engellemeye yardımcı olabilir.

L-lysine Eksikliği

Bu amino asidi gıda kaynaklarından yeterli miktarda alıyor olmanıza rağmen lizin eksiliği meydana gelebilir. Yüksek ısılarda pişirme gıdalardaki lizini tahrip edebilir. Vejetaryenler de bu aminoasit eksikliği riski altında bulunmaktadır.

Lizin eksikliğinin bazı belirtileri enerji kaybı, iştah kaybı, konsantrasyon zorluğu, saç dökülmesi ve göz kanlanmasını içerir. Lizin eksikliği aynı zamanda anemi, üreme bozuklukları ve geç büyümeye sebep olabilir.

Lysin Aminoasit ‘in Yan Etkileri Varmıdır?

Lysinin yan etkileri çok yaygın değildir ve bu takviyeler konusunda hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda çok fazla l-lysine almanın safra kesesi taşlarına ve kolesterol düzeylerinde artışa neden olabileceği belirtilmiştir. L-lysine araştırması, günde 15 gramdan fazla lysin alan kişilerde karın bölgesi krampları ve diyare gibi yan etkileri de belirtmiştir.

Lysin Takviyeleri

Lizinin muhtelif yararlarına erişmek için lysin takviyeleri alabilirsiniz. Bunlar 500mg ve 1000mg lık dozlarda sağlık mağazalarında ve eczanelerde mevcuttur. Lizin takviyesi seçerken D-Form yerine L-Form amino asitler tercih etmeniz önerilir. Bu L-Formların alımının daha kolay olması ve doğal insan vücudu bileşimi ile daha dengede olmalarındandır.
 
Akılda tutulması gereken bir nokta, vücudun  proteinleri etkin olarak oluşturmak ve kullanmak için tüm amino asitlere ihtiyacının olduğudur ve eğer amino asitlerden herhangi birini takviye etmeyi amaçlıyorsanız, diğer tüm amino asitlerle dengelenmiş bir alım yapmanız yaşamsaldır. Bir amino asit eksikliği bile diğer tüm amino asitlerin vücudunuzdaki etkinliğini düşürecektir.

Filed under Uncategorized by admin

Permalink Print Comment

February 18, 2008

Triptofan İçeren Besinler

Beslenmenize triptofan içeren besinler ilave ederek ruhsal durumunuzu daha iyi hissetmenizin mümkün olabileceğini biliyor muydunuz?

Triptofan düzeylerinizi artırmanın depresyon uyku sorunları ile mücadeleye faydalı olduğu kanıtlanmıştır.

Triptofan Nedir?

Tripofan vücudun üretemediği temel bir amino asittir. Bu amino asit hem serotonin ve hem de melatonin üretiminde önemli bir rol oynar.

Uykusuzluğa ve depresyona karşı Triptofan : Serotonin ruhsal durum düzenlemesi ve uyku için temel gereksinimdir ve aynı zamanda sinir uyarılarını beyinden aktarır. Uygun miktarda serotononin olmaksızın bir kişinin maruz kalacağı depresyon ve uykusuzluk şikâyetleri artacaktır. Dolayısıyla vücudunuza triptofan içeren besinler sağlamak ruhsal sağlık açısından önemlidir.

Triptofan Düzeyleri Nasıl Artırılır?

Triptofanın vücut tarafından üretilemediğinden dışardan temin edilmesi gerekmektedir. Takviyelerin yanı sıra triptofan besinler yoluyla da alınabilir. Sadece daha fazla yüksek düzeyde triptofan içeren besinler yiyerek triptofan düzeylerini artırmak kolay değildir. Triptofan beyine erişmek için tirosin, metionin, histidin ve lösin gibi diğer amino asitler ile sürekli mücadele eder ve yüksek proteinli diyet ile beslenmek bu amino asitlerin kandaki düzeylerini artırır ve triptofanda fiilen bir düşüş ile sonuçlanır.

Pasta ve hamur işlerinden oluşan yüksek karbonhidrat diyeti ile beslenmek vücudunuzda triptofan düzeyini artırmanıza yardımcı olabilir. Yüksek karbonhidrat içeren besinler vücudun ilave ensülin salınmasına sebep olur bu da rekabet eden amino asitleri yok eder. Bu beynin daha fazla triptofan emilimine imkân verir. Bu prosedür kısa vadede işe yarayabilir fakat yüksek düzeyde karbonhidrat, düşük protein diyetine devam edilmesi sağlık uzmanlarınca tavsiye edilmez zira vücudun yaşayabilmek için proteine ihtiyacı vardır.

Bu açmazlardan kaçınmak için birkaç önlem alınabilir:

· Bir takviye kullanmak – triptofan takviyeleri FDA tarafından yasaklanmamış olsa da birçok eyalet bu takviyeyi FDA tarafından neden olunan karışıklık sebebiyle yasaklamış bulunmaktadır. Günümüzde, triptofan takviyeleri satılmakta veya 5-HTP alternatif olarak kullanılmaktadır.

· Yüksek triptofan içeren besinleri aç karnına tüketiniz zira bu emilime yardımcı olur.

· Yüksek triptofan içeren besinleri tek başına veya başka proteinler veya amino asitler olmaksızın kullanınız.

Bu üç adımı izlemek beyinde triptofan emilime yardımcı olacaktır ancak bütün takviyelerde olduğu gibi, maksimum sonuçlara erişmek için sağlıklı bir diyet sürdürülmelidir.

Hangi Besinler Yüksek Triptofan Kaynağıdır?

Mükemmel triptofan kaynağı olan çok çeşitli besinler vardır, bunlardan en iyi bilinen kaynak da hindidir. Diğer yüksek triptofan kaynakları: tavuk, dana, kahverengi pirinç, fındık, balık, süt, yumurta, peynir, meyve ve sebzelerdir. Bu besinler, içindeki triptofandan dolayı depresyona iyi gelen yiyecekler arasında yer alır.

Daha fazla karbonhidrat içeren besinleri yemek triptofan emilimizi artırmanın ve serotonin üretimine yardımcı olmanın en iyi bir yoludur, bu da vücudun gevşemesine ve uykusuzluk sorunlarıyla baş etmenize yardımcı olur.

Uyarı: Kimyasal bir ilaç kullanırken triptofan veya onun ikincil bir ürünü olan 5-HTP alınmamalıdır. Yine depresyon uyku sorunları için kullanılan Valerian (kediotu kökü), St John’s Wort (sarı kantaron) gibi bitkisel ilaçlar da sentetik anti depresanlarla aynı anda kullanılmamalıdır. Bazı bitkisel ilaçlar bazı kimyasal ilaçlarla etkileşime girebilmekte ve de olumsuz sonuçlar doğabilmektedir.

Filed under Uncategorized by admin

Permalink Print Comment