wordpress counter

Sara Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Sara Hastalığı Nedir? Sara hastalığı (epilepsi), beyin hücrelerinin farklı sebeplerle normal olmayan elektriksel boşalmasıyla ortaya çıkan tekrarlayıcı, beyine ait kontrol dışı hareket bozukluklarıdır.

Sara Hastalığı Nasıl Olur?

Nöbetler beyin hücrelerinde geçici ve anormal elektrik sinyali yayılması nedeniyle oluşur. Beyne ait gelişim bozuklukları, beyin kanaması, tümörler, beyinde hasara sebep olabilecek enfeksiyonlar ve çok sayıda etken epilepsinin meydana gelmesine yol açabilir.

Sara Hastalığı Bulaşıcımıdır?

Sara hastalığı hiçbir yolla bulaşmaz.

Sara Hastalığı Neden Olur?

Sara hastalığı genellikle doğum travmasına bağlı olarak doğumdan hemen sonra ya da çocukluk döneminde ortaya çıkar ve yakınmalar ergenlik döneminde azalır. Fakat daha önceden herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişiler de, geçirmiş oldukları trafik kazası, kurşun yaralanmaları, menenjit ya da beyin tümörleri gibi sebeplerle erişkin yaşta da epilepsiye yakalanabilir.

Araştırmalar, epilepsi ve şizofreni hastalıkları arasında çift yönlü ilişki olduğunu göstermektedir. Tayvan’da 16 bin şizofreni ve epilepsi hastası üzerinde yapılan ve sonuçları Epilepsia adlı dergide yayınlanan araştırma, şizofreni hastalarının epilepsiye yakalanma olasılığının normal insanlara göre 6 kat, epilepsi hastalarında şizofreni görülme olasılığının ise bu hastalığı taşımayanlara göre 8 kat daha fazla olduğunu göstermiştir.

İngiliz araştırmacıların Ulusal Bilim Akademisi Raporu’nda yer alan araştırma sonucuna göre, fareler üzerinde yapılan deneyde ATP1A3 genlerindeki değişimin epilepsiye neden olduğu saptanmıştır. Epilepsili hastalar heyecanlandıklarında beyindeki sinir hücreleri normal bir insanın beynine göre aşırı derecede hareketlenir. Sinirlerin bu şekilde harekete geçmesine yol açan faktörlerden biri de sodyum ve potasyumdur. Eğer beyinde fazladan sodyum varsa, sinirlerin işlevleri yükselir ve sık sık ani hareketlenmeler yaşanır. ATP1A3 adlı genin enzimler üreterek beyindeki soydum ve potasyumun seviyesini belirlediğini söyleyen araştırma görevlisi Steve Clapcote’e göre, ATP1A3 adlı genlerdeki bozukluk bu enzimlerin üretilmesini etkilemekte ve bu enzim sisteminin genlerdeki bozukluk sebebiyle pasif duruma geçmesi epilepsi hastalığına neden olmaktadır.

Sara Hastalığının Belirtileri

En çok bilinen epilepsi nöbeti kollarda, bacaklarda kasılma, arkasından gelen titreme, nefes darlığı, dili ısırma, bazen idrar kaçırma gibi belirtilerle kendini gösterir. Hafif nöbetler, bilinç açık şekilde de görülebilir. Ani korku, daha önce olmuş bir olayı olmamış gibi ya da olmamış bir olayı olmuş gibi hissetmek, hoş olmayan tatlar ve kokular duymak, mideden yukarı doğru yükselen tarifi zor, hoş olmayan bir his, uzuvlarda özellikle sabahları sıçrama şeklinde nöbetler yaşanır.

İlaçların düzenli kullanılmaması, stres, uykusuzluk, hormonal dengesizlikler ve aşırı ışık gibi uyaranlar nöbetleri tetikleyerek  tedavinin başarısızlığına yol açabilmektedir.

Bir nöbetin epilepsi nöbeti olup olmadığının belirlenmesinde ve epilepsi nöbetinin tiplerinin tespitinde, elektroensefalografi (EEG) denilen yöntemden yararlanılır. EEG beynin normal çalışması sırasında sinir hücrelerinin oluşturduğu düşük güçteki elektriksel değişikliklerin özel cihazlarla büyütülüp yazdırılması veya bilgisayar ekranında gösterilmesi esasına dayanır. Ayrıca, cerrahi müdaheleye karar verilen ilaca dirençli epilepsi hastalarında, epilepsiye neden olan sinir grubunu tespit etmek amacıyla beynin yüzeyine yada derinliğindeki yapılara özel alıcı elektrotlar yerleştirilerek EEG uygulamalarına da başvurulmaktadır.

Sara Hastalığı Tedavisi

İlaç tedavisiyle epilepsili hastaların %60’ında nöbetler tamamen durdurulabiliyor. Kullanılacak ilaç, nöbet tipi ve EEG bulgularına göre belirlenir. İlk verilen ilaçla nöbet kontrol altına alınamazsa ilacın değiştirilmesi veya yeni ilaç eklenmesi gerekebilir. İlaç tedavisi hastaların büyük bir kısmında ömür boyu sürer. Ancak çocukluk çağında başlayan bazı epilepsi nöbetlerinin ergenlik çağında kesilme olasılığı yüksektir.

Geriye kalan ve tedaviye dirençli epilepsi olarak adlandırılan hastalarda ise ilaç tedavisi etkili olmamaktadır. Bu grubun bir bölümünde cerrahi tedavi olanağı vardır. Özellikle ‘temporal lop’unda  anormalliği olan hastalar ameliyattan oldukça yarar görürler.

GATA’da uygulanan,beynin hasarlı bölümünün saptanarak çıkarılması yönteminin %90 oranında başarılı olduğu belirtiliyor. Bu yöntemde, ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar gerekli tetkikler yapıldıktan sonra cerrahi müdahale için hazırlanır. Öncelikle beynin haritası çıkartılır. Daha sonra kafatası açılarak beyne 64 tane algılayıcı elektrot yerleştirilir ve kafatası kapatılır. Hasta, başındaki elektrotlarla birlikte bir süre hastanede kalır ve hastanın, sara nöbeti geçirmesi beklenir. Nöbet, bilgisayara bağlı olan algılayıcılar sayesinde beynin hangi bölgesinde sorun olduğunun tespit edilmesini sağlar. Daha sonra hasta ameliyata alınır. Sara nöbetine sebep olan bölüm eğer önemsiz işlevsel bölgedeyse sorun yaşanmadan bu bölüm çıkartılıp alınır ve hasta ömür boyu sorunsuz bir yaşam kalitesinde hayatını sürdürür. Eğer sorun hayati bölümdeyse bu durumda, sorunlu bölge yatay olarak kesilir ve nöbetin bölgesel kalması ile vücudun diğer bölgelerine yayılması önlenir veya pil takılarak beyne düzenli aralıklarla enerji verilerek nöbetlerin sıklığının azaltılması sağlanır.

"Yukarıda yer alan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır."
copyright www.beslenmedestegi.com



Paylaş

*

css.php